
Küçük yatırımcı daire mi ,tarla mı, arsa mı alsam ? Borsaya mı girsem acaba diye elindeki parayı nereye yatırım yapacağını şaşırır.
Aklıma bir hikaye geldi..Vaktiyle fakir bir çoban varmış. Fakir çobanı padişah yanına çağırmış.Padişah söze başlamış “sana bir küp altın vereceğim .Bu altınlar senin hayatını kurtaracağına inanıyorum” demiş. Hikaye bu ya çobanla hanımı bir küp altını alır almaz,altını nereye saklayacağını, nereye koyacağını şaşırır..Ama geçmişte huzurlu olan hayatları stres ve sıkıntıyla geçmiş olan çoban ve ailesi mutlu olacaklarını sanarken ;birden kara kara düşünmeye başlamışlar.
Çobanın karısı “ bu altınlarla tarla alalım demiş, kocası ise ev yapalım yanına bakkal açalım” demiş.Konuyu uzun uzun tartışmışlar fakat İstişare olumsuzlukla sonuçlanmış. Bir huzursuzluk bir mutsuzluk başlamış.Kısa vade de yatırım yapmakistemişler olmamış, uzun vade de ise altınları muhafaza vegüvenlik sorunu nedeniyle çaldırmaktan korkmuşlar. Vesselam altınlar başına bela olmuş, eskiden birazcık huzurları varmış ohuzurları da kaçmış.Küçük yatırımcı yada parayı nereye yönlendireceğini bilmeyen bir anda sermaye ile karşılaşanlar aynı bu çobanın hikayesine benzetiyorum.Nereye ne gibi yatırım yapmayı bilmiyorsanız para da başınıza bela olur.
Kısa vadede ; borsa olsun altın olsun elinde tutanlar her dakika paranın değer artışına bakmak için telefon ellerinden düşmez hale geliyor.Doğru yatırımcı ne gözü pek, serüvenlere girmekten kaçınacak ne de korkak olacak .Çünkü gözü pek yatırımcı;ya büyük karlar elde eder yada büyük zararlar elde eder,büyük risk alırlar.Halk arasında “Korkak bezirgan(tüccar) ne kar eder, nede zarar”diye atasözü tam da bu tip kişilere söylenmş bir söz.Bana göre Olması gerektiği gibi iktisadi insan .(homo ekonomicus)olacak .Her zamanki kural budur..
Küçük yatırımcı; Türkiye enflasyonla çekişme halinde iken bankaların faizlerinin yüksek olduğu vesilesiyle uzun vadede faiz gelirine yönelir.Ama ilk ay menkul sermaye iradı (faiz) iyi gibi varlıklarında artış olduğunu düşünür. Ama ilk altı ay içerisinde aldığı faiz enflasyonun altında kaldığı için gayrimenkul fiyatları aşırı bir artışla karşılaştığını, aldığı faizin düşük olduğunu farkeder.
213 Sayılı VUK na göre devlet vergilerine eflasyon üstünde yeniden değerleme oranında zam yaparken ,tüketim maddeleri enflasyonun neredeyse iki katı ,bazı ürünlerde yüzde 250 zam yaparken, mevduat faizlerinin enflasyonun çok gerisinde kaldığını biliyoruz .
Bir iktisadi malın amortismanı yani aşınmaya yıpranmaya maruz kalan daire ise mal sahiplerine enflasyon altında kira artışı konulması nedeniyle 2023 yılı için fazla irat getirmedi. Mal sahipleri yıpranan evin tamiratı ve vergi dairesine stopaj yada gelir vergisi beyannamelerini verirken bile gelir vergisi artan oranlı tarife nedeniyle gelir vergisi oranı yüzde 33 lere kadar çıktığı kira artış oranı %25 in altında kaldığını gördük. 6098 sayılı Borçlar kanuna 7409 sayılı kanunla geçici madde ile eklenen hükme göre %%25 lik artış oranı şaka gibi geldi.
Bu olay mahkemelerde ihtilaf nedeniyle dosya sayısını artıdığı gibi sadece geçimi gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir sahipleri ev sahibi olduklarından dolayı pişman oldular.Dairelerini satışa sundular.yeni kiraya oturmak isteyenlere yüksek fiyatlar teklif edildi.Bu olay emlak sektörünü sekteye uğrattı.Emlak sektörünü sekteye uğrattı.
İmar sahası geçmemiş tarlalar risk oluşturmamaktadır.Ziraat tarımı ile uğraşanlar için böyle. Ama Yozgat ve çevresinde arazisi olup da ziraatla uğraşmayanlar için durum tersi ,hatta vahim .Şöyleki; kişinin 15– 20 dönüm toprağı olduğunu düşünelim bunu tahıl yada baklagiler dışında alternatif tarım ürünlerine yönelilmediğinden birine ya 3 yada 5 şinik buğday karşılığı kiraya verecek yada yarıcı (ortakçı) olacak .
Ortakçı olduğunda tarlasının başında olmuyor,
Ortak eken kişi gereken önem vermiyor,
Toprağı işleme konusunda mahirmi.Mahir olsa dahi mazot gübre fiyatları gibi girdi maliyetleri tavan yapmış ,devlet yeterli desteği yapmamış, satılan ürün üretim masraflarını karşılamdığından küçük yatırımcı tarla almaktan vaz geçmek zorunda kalıyor.Bırakın almayı mevcut toprağını ekemiyor. Tarlayı kim satın alıyor yada kime yarıyor sorulursa , cevabı o köyde yada beldede çiftçiliği bizzat yapan büyük arazi sahiplerine yarıyor.Köyde beldede yaşayanlarda bunu fırsat bilip ucuz ucuz arazi topladıkları kapılarında en az 3 yada 4 traktör aldıklarını biliyoruz.
Araç alımları son bir yıldır fiyat düşmesinin nedeni ise bayiiler elindeki araçları galericilere satmalarından dolayı yok satıyordu .Ama şimdi Ticaret Bakanlığı kontrolünde araç firmaları kampanyalar yapmaları, taşıt kredilerinin yüksek olmaları,araçtaki KDV +ÖTV+MTV gibi dolaylı vergiler +SİGORTA+TÜV TÜRK’ün muayene yada Yetkili servis ücretlerinin yüksek olması ve birde geçen yıl geçen ek MTV getirilmesi nedeniyle araç sahipleri aracı aldıklarına bin pişman oldular.Birde her yıl amortisman olması nedeniyle model düşüklüğünü gördüler.Galerici esnafı şu an büyük sıkıntıda …
Küçük Yatırımcı için arsamı borsamı diye soracak olursak . Borsa yatırımı, uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip olan şirketlere yatırım yapmayı içerir. Borsa mı yoksa arsa mı daha iyi bir yatırım olduğu, kişisel yatırım hedeflerinize, risk toleransınıza ve piyasa koşullarına bağlıdır. Uzun vadeli büyüme potansiyeli arayanlar genellikle borsa yatırımını tercih ederken, mülk sahibi olma ve düşük riskli bir gelir kaynağı elde etme amacıyla arsa yatırımı yapabilirler.
En iyi sonuçları elde etmek için, yatırım kararınızı dikkatlice değerlendirmeli ve uzman tavsiyesi almalısınız.
Netice olarak borsa ve arsa yatırımları, farklı risk ve getiri profillerine sahiptir ve kişisel yatırım hedeflerinize bağlı olarak tercih edilebilirler. Borsa, likidite ve çeşitlilik sağlarken,sunu söyleyebilirim arsa yatırımı; değer artışı potansiyeli ve gelir getirici özellikleriyle çekicidir.
Hangi yatırımın sizin için daha uygun olduğunu belirlemek için, detaylı bir araştırma yapmalı ve profesyonel danışmanlık almalısınız.
Sağlıklı ve bol kazançlar dilerim.














