
Zaman zaman kendimize şu soruyu sormaktan alıkoyamıyoruz: “Nerede yanlış yaptım?”
Oysa ne yanlıştı, ne hata… Sadece değer verdik. Fazla belki de.
Kalbimizin en güzel yerine koyduk bazı insanları. En özel yerine.
Ve ne oldu?
Değer verdikçe değersizleştik…
Kıymet bilmeyen ellerde, gözlerde ucuzlaştı varlığımız.
Duygularımız küçümsendi, sevgimiz yok sayıldı.
Şefkatimiz, sabrımız, anlayışımız birer zayıflık sanıldı.
Oysa biz sevdik… Gerçekten sevdik.
Fedakârlık ettik, içimizden gelerek.
Ama her adımda biraz daha ezildi içimiz.
Gururumuz sessizce kenara çekildi,
Ve biz kalbimize kızdık… “Neden?” diye sorduk ona.
“Nasıl böyle saf oldun?” dedik.
Ama belki de asıl soru şu olmalıydı:
“Değer miydi?”
Sorgulamadan yaptığımız her fedakârlığın ardından
boğazımıza düğümlenen o sessizlikte
“Değdi mi?” diyerek ağladık.
Kendimize kızdık…
Ama aslında en başta değer biçmeyenlere sormalıydık:
“Sizi bu kadar yücelten bizdik, ama sizi bu kadar küçük düşüren neydi?”
Şimdi öğreniyoruz…
Her iyilik hak edene,
Her sevgi anlayana,
Her emek kıymet bilene verilmeli.
Çünkü insan kendini ancak koruyarak sevebilir.
Ve bazen en büyük sevgi, kendine duyulandır.
Sevgiyle kalmanız dileğiyle!..














