
Sahi her sene hoşgeldin 11 ayın sultanı diyerek karşılamaya başladığımız, insanın yaşama kılavuzu, insanlığın ilahi mesajı olan Kuran’ı Kerim’in inmeye başladığı ve içerisinde bin aydan daha hayırlıdır buyurulan Kadir gecesinin bulunduğu mübarek Ramazan ayı, bize hoş gelse de bizleri hoş buluyor mudur?
Sanki bizler insanı insan yapan merhamet, şefkat, ahde vefa,bir ve beraber olma gibi kıymetli duyguların anlamını yavaş yavaş yitirdiğimiz gibi ramazanın bizde oluşturması gereken nefsin terbiyesi, halden anlama ve yardımlaşmayı öğrenme, paylaşmayı öğrenme yetimizi de bir bir kaybediyoruz.
Sağ elin verdiğini sol el bilmesin derdi büyüklerimiz, oysa şimdi yaptığımız her şeyi bir gövde gösterisinden ibaret, manevi bir anlam derinliğinden uzakta yaşamaya çalışıyoruz.
Ramazan ayı önceleri bizlere kendimize çeki düzen vermeyi,paylaşabilmeyi, “yalnızca ben “enaniyetine düşmemeyi, yardımlaşmayı öğretirdi.
Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen bir peygamberin ümmeti olarak etrafımıza şöyle bir bakıp kimin neye ihtiyacı var ve ben ne yapabilirim diyebilmeyi öğretirdi. Toplumda huzuru, birliği sağlayacak olan değerler taşının altına elini koyup, sırt vermeyi öğretirdi.
Şimdilerde ise gördüğümüz mücadele iftar sofralarında bir araya gelirken bi aç doyurmak, bir yetimi soframıza misafir etmek, bir yoksulun halinden anlayıp tefekkürde bulunmak hiç olmazsa yılda bir ay nefsine sen şurda bi dur ,benden uzakta kal demekten ziyade tutulacak oruç sayısınca yemek listesi yapıp, daha ramazan gelmeden buzluğa hazır yapıp atayım ramazanda yemek derdim olmasınlarla, acaba kimleri davet etsek, davet ettiklerimize kaç çeşit hazırlasak sorularına veya birbirlerine iftarda misafir olan kimselerin birbirleriyle iftarda kaç çeşit sunum yaptıklarının yarıştırıldığı bir arenaya dönmüş durumda.
Hal böyleyken başta sormuş olduğum soruyu yinelemek gerekiyor. Sahi Ramazan bizlere hoş gelse de bizlerin halini hoş buluyor mudur?
Dilerim bu ramazan, yaşama kılavuzumuz olan Kuran’ı Kerimi okuyup anladığımız ve yaşamımıza aktardığımız,nefsin en büyük terbiyecisi oruçlarımızı hakkıyla ve manasını anlayarak tutup Allah’ın rahmetine yakınlaştığımız, etrafımızda ihtiyacı olanların gönlünü incitmeden ve yaptığımız ibadet ve iyilikleri bir gövde gösterisine çevirmeden geçireceğimiz mübarek bir ay olur.
Sonunun dünyada bayrama ahirette ise cennetin Reyyan kapılarına varacağı bu mübarek Ramazanı şerifi bizden razı olacak şekilde geçirmeyi niyaz ediyorum.
Bizlere hoş geldiği gibi bizleri de hoş bulduğu nice güzel Ramazanlar’ a erişmeyi yüce Rabbimden temenni ediyorum.
Sevgiyle kalın.
Betül Uyar














