
Sevgili okurlarım ;.İnsanların devletten talepleri, devletin de vatandaştan talepleri elbette olacaktır.
Tabidir ki ,vatandaşın kamu hizmetlerinden faydalanması için devlete vergi vermesi.devletin de vatandaşına hizmet götürmesi gerekiyor. Ancak devlet vatandaştan adaletli ve mali gücüne göre vergi istenmesi esastır.
Her vatandaştan vergi alması mı ? Sorusuna elbette hayır cevabını veririz.Sosyal devlet ilkesiyle devlet vergi isterken istisna ve muafiyet tuttuğu kişi vaya sektörler olacaktır.
Bilindiği gibi ;Anayasanın 73. Maddesinde “ Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” Hükmü mevcuttur. Görünen o ki ekonomide bir durağanlık aldı başını gidiyor.
Maliye otoriterleri kişilerin veya kurumların mali gücüne bakarak, adalet ilkesini gözeterek Vergi ve harç almalı .Devletin esas amacıda bu olmalı .
Askerlik görevi dışında .vatandaşın devlete vergi ,devletten de vatandaşa hizmet olarak geri döngü olmalı . Acaba bu adaleti görebiliyormuyuz.
Yol yapılıyor, ‘paralı yol’ diye yoldan geçemiyor,köprü yapılıyor köprü geçiş ücretleri çok pahalı .Eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün değil.Yıllardır kendi cebinden emekli sandığına ödeyip emeklilikte rahat edeyim diyen ödemiş olduğu pirim karşılığını alamayan emekli ile çalışan kesim arasında maaş farkında uçurum var.
Harcama üzerinden alınan vergiler enflasyonist etki yapar.Türkiye’de almış olduğu otomobil tutarı kadar bir otomobil parasıda KDV ve ÖTV öder . Bir araç alırken ÖTV ve KDV yükü çok fazla Otomobil fiyatı ikiye katlanmış olarak millete yansır.Bu ise o mal ve hizmeti almaktan tüketiciyi vazgeçirdiği gibi tüketicide gayri adil bir şekilde vergi öder.
-Gelir Vergisi oranları kazanç artıkça vergi oranıda artmaktadır.Kurumlar vergisinde böyle değildir.Yani GVK Nun 103. Maddesi artan oranlı tarife mevcuttur. Örneğin 190.000 TL safi kazancı olan %15 oranında vergi verirken 4.300.000TL kazancı olan %40 oranında gelir vergisine tabidir. Oysa şirketler ne kadar kazanırsa kazansın %20 oranında vergi verirler kazanç artsada oran artmaz Bu Anayasanın adalet ilkesine aykırıdır..
Okuyucularımı bir konuda aydınlatmak isterim.2026 yılı için 19/12/2025 ayında 7566 sayılı Kanunla yeni düzenleme bazı sektörlere harçlar getirildi.
Devlet; az kazanandan az,çok kazanandan çok vergi alması anayasanın amir hükmü olduğu halde, bazı sektörlerlere adeta o mesleği cezalandırmışcasına kuyumcular,galericiler ve emlakcılar gibi sektörlerde her yıl harç getirildi . Emlak piyasasında önemli aktörlük yapan emlak danışmanlarının ilimiz için her yıl 20.000TL harç getirilmiş olması çok fazla yersiz bir düzenlemedir.
Banka faizleri yüksek olduğundan ev alamayan tüketici mevduattan kaçıp altın gibi finans araçlarına yada yastık altında saklanan paranın piyada dolaşımı olmadığından sektör zor durumda iken , getirilen harç yersizdir.Umarım bu harçlardan bir an önce vazgeçilmelidir.
– Adam bir gayrimenkul alıyor tapu değeri 1000.000TL olsun . Bu taşınmaz 4.yılda 3.000.00.TL ye satılmış olsa aradaki 2.000.000TL maliye açısından kar olarak değerlendiriliyor.Oysa ilgili 1000.000TL lik altın almış yada mevduat faizine koymuş olsaydı belki daha fazlaya tasarruf edecekti.Enflasyon farkı göz önünde bulundurulmalı.Gelir vergisi kanununda “Değer artış kazancı” müessesinin yeniden gözden geçirilmesi gerekli olduğu kanaatindeyim.
Yine 2026 yılında tapu işlemlerinde gerçek satış bedelinde düşük beyan edildiğinin tespiti halinde maliye %25 vergi ziyaı cezası kesiyordu bundan vazgeçildi, bir kat vergi ziyaı cezası getirildi. .Emlak danışmanlarının satış yaptıkları müşterilere hukuki ve mali sonuçlarına katlanması gerektiğini hatırlatmaları önem arz etmektedir.
2025 yılında çiftçi kuraklık yüzünden malını üretemedi.Çiftçi geçen yıl kuraklık sonucu ürettiği malın bir kısmı nohut mercimek gibi ürünler tarlada kaldı .
Mazot, gübre gibi üretim girdi maliyetleri çok yükseldiği için bir kısım çiftçimiz tarlasını ekmeden vazgeçti.Buğdaya yapılan fiyat çok düşük olduğundan umarım çiftçi üretmekten vazgeçmez.Gübre fiyatları sübvanse edilmeli ,tarım kredi kooperatifleri çiftçiye daha ucuz gübre ve tarım desteği yapmalı,oysa tarım kredi kooperiflerinin satmış olduğu ürünler normal piyasa fiyatlarından daha fazla olduğunu gözlemleyebiliriz. Toprağı eken çiftçinin masrafarını karşılmadığı gerekçesiyle çiftçimiz büyük şehirlere göç etmektedir.
Yozgatta 2026 kış dönemi yağışı bol oldu kuraklik yaşanmadı. TMO çiftçinin ürününü sınırsız bir şekilde almalı.Tüccarın eline bırakmamalı
Bu yıl kar ve yağmur umarım çiftçinin yüzünü güldürür. Yüzünüzün hep gülmesi dileğiyle hoşca kalın.














