
Merhaba dostlarım,
Eskiden kamu kuruluşlarından emekli olanlar, emekli ikramiyesiyle ev ya da araç alabiliyordu. Emekli maaşları da hatırı sayılır miktardaydı. Rahmetli anam, babamdan kalan dul ve yetim aylığıyla 6 çocuk okuttu. Köyde az da olsa başkalarının ortakçı olarak ektiği buğdaydan, nohuttan, mercimekten bize pay edilen kısmıyla evimizin geçimi sağlanıyordu. Anneme “Sana ne var, maşallah dul yetim aylığı alıyorsun, çocuklarını da okutuyorsun. Bizim bir emekli maaşımız bile yok” diyen komşularımız eksik olmazdı.
Emekli olanlarla sokakta karşılaştığımızda, “Ooo maşallah emekli olmuşsunuz. Allah güle güle yedirsin” derlerdi. Yanına da şu cümle eklenirdi: “İnşallah Rabbim bize de emekliliği nasip eder de o günleri görürüz.” Tabi ki karşısındaki emekli de amin diyerek dua ve temennide bulunurdu. Emekli olan devlet memuru, her ortamda göğsünü gere gere “Ben emekliyim” der, biraz da gururlanırdı. Kıyıda köşede yalnız kalan amcalar ya da teyzeler, “Benim emekli maaşım var, çok şükür” derlerdi. İhtiyar emekliler, “Oğlum, uşağım bana bakmazsa evlenirim. Eşleri vefat etmiş kimsesiz dul kalmış bayanlar bana gelirler çünkü ben emekliyim” diye tekrar tekrar emekli olduklarını söylerlerdi.
Emekliler tatil köylerine veya beldelere ya karavanla, ya da yazlık almak suretiyle tatile giderlerdi. “Aman bir daha mı dünyaya geleceğim, hayatın tadını çıkarayım” diyenler olduğu gibi, emekli ikramiyem ile oğlumu evereyim ya da kızımı gelin edeyim, bir de hanımla beraber hacca gideyim diye planlar yapanlar da yok değildi.
Ya şimdi öyle mi? Emekliye bu aylıkla geçinebiliyor musun diye sorulduğunda cevabı az çok tahmin edebiliyorum. Yada ters bir cevapla “Benimle dalga mı geçiyorsunuz? Ev kiraları başını almış gitmiş, başımı sokacak ev alamadım, daha çocuklarımı evlendiremedim. Düğün masraflarını karşılayacak param yok, ikinci iş arıyorum, bu yaşta iş vermiyorlar” gibi şikayetlerle karşılaşırsınız.
Özetle, eskiden bir emekli maaşıyla evini geçindirebilen, çocuklarının eğitimine destek olan emekli kalmadı. Şimdi bir emekli maaşıyla ancak ev değil, evin tek kapısını alamaz, araba yerine ancak tek tekerini alamaz. Çocuklarını okutmayı bırakın, torunlarına harçlık veremez hale geldiler.
Memur emeklileri yakınıyor. Neden acaba? 1949 yılında kabul edilen Emekli Sandığı Kanunun maddeleri çeşitli yıllarda çok değiştirildi, ama asıl değişiklik 2006 yılında 5510 sayılı Kanun ile SGK getirildi. 2008 yılında bu kanunda yapılan değişikliklerle memur emeklilerinin aylık bağlanma oranları yaklaşık %70’lerden %30’lu oranlara indirildi. SGK uzmanlarının bile içinden çıkamayacağı matematiksel hesaplamalar yapılarak 2008 yılından sonra işe girenler 4/c’li memur oldular ve onların da aylık bağlanma oranları değişti. Sonuç olarak memur emeklileri mağdur edildi.
İkinci bir mağduriyet; eskiden memurlara hangi oranda zam yapılırsa memur emeklilerine de aynı oranda zam yapılırdı. Bu gelenek 2023 yılında bozuldu. Memurlara seyyanen verilen zam memur emeklilerine verilmedi.
Memur emeklisi ve Bağ-Kur ve SSK emeklisi aldığı aylığı “Bu emekli maaşıyla geçinilmez ama Allah devletimize zeval vermesin. Çiftçilik yapıyoruz, emekli maaşı da alıyorum, devletimiz sağ olsun, maaşım gıda maddesine katkı oluyor” gibi, maaşı devletin yardımı gibi görüyor.
Çiftçi, ofise buğday verip ya da şeker fabrikasına bir traktör pancar verip zorunlu üç beş kuruş Bağ-Kur primi kesilen, daha sonra borçlanma suretiyle bankanın kredi sağlayıp yıllarca Bağ-Kur primi ödememiş çiftçilerden emekli olanlar için düşünülebilir ki bu da doğru değil. Bir şekilde iştirakçi olarak sonuçta prim borcunu ödeyip emekli olmuş çiftçilerimiz var. Bunların aldığı aylığa da sosyal yardım diyemeyiz.
Ancak aktif olarak brüt maaşının yaklaşık %40’ını 25 yıl, 35 yıl veya 40 yıl Emekli Sandığına para yatırıp biriktiren kişi yardım istemiyor. Memur emeklisi, parafiskal gelir (vergi benzeri) olarak zorunlu tevkif edilen çalıştığı dönemde sandığa biriktirdiği parayı istiyor. Bunların aldığı aylığa da sosyal yardım diyemeyiz. Emekli aylıkları hukuki norma göre sosyal yardım değil, ama alınan aylıklar çok düşük olduğundan emekli memurlar sosyal yardım almış gibi aylık aldıklarından yakınıyorlar.
Umarım milletvekillerimiz, bakanlarımız uzmanlardan doğru bilgiyle Sayın Cumhurbaşkanımıza bu durumu iletirse, bu aylık bağlanma oranları eski haline getirilir ya da daha iyileştirilir. Bu konunun daha uzun süre gündemde kalacağını düşünüyorum.
Geçiminizi sağlayacak düzgün emekli maaşı almanız temennisiyle, sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.














