
”İlk kez 1856’da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesinden Parlamento Evi’ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.
Zamanla 8 saatlik iş günü birçok ülkede resmen kabul edildi. 1 Mayıs böylece işçilerin birlik ve dayanışmasını yansıtan bir bayram niteliğini kazandı. Günümüzde sosyalist ülkelerde (Çin, Kuzey Kore, Vietnam, Laos, Küba, Venezuela, Nepal, Bolivya) ve daha birçok ülkede tatil günü olan 1 Mayıs’ı işçiler büyük kitle gösterileriyle kutlar; bazı ülkelerde 1 Mayıs siyasal bir eylem biçimini de alır.”
1 Mayıs işçi bayramı’nın tanımı internette yukarıdaki şekilde yapılmış…
Günümüzde ise isçilerin tatil yapması gerekirken işçiden çok memurun tatil yaptığı gündür 1 Mayıs…
Özel sektörde çalışana..
İşçiye..
Emekçiye değil, memuradır tatil..
İşçinin hakkı yine göz ardı edilir..
İşçiye bayram yok..
Tatil yok..
Ama adı İşçi Bayramı..
Kömür karası elleriyle metrelerce yerin altında kalan, Can güvenliği olmadan ölümle burun buruna çalışan emekçi babalar, eşler..
İnşaattan toz içinde evine ekmek götüren emekçiler..
Asgari ücrete zam geldiğinde iş veren tarafından kapı önüne konan işçi kardeşim,
3 kişilik iş 1 kişi yapsın diye sırtına yüklenen emekçi kardeşim,
Hakkının karşılığını asla alamayan işçi kardeşim..
Hakkınızın yenmediği güzel bir zamanda bayram olsun..
Seninde 1 Mayıs İşçi Bayramın kutlu olsun!
Çalışanın,
Emekçinin,
İşçinin gerçekten hakkını aldığı adil bir dünyaya ”uyanmak” dileğiyle!..














